Başarı Hikayeleri

Katılımcılar
Hikmet Kardeşler: Veysi, Ali

Medeniyetler Beşiği, dinlerin kardeşçe yaşadığı tarih ve kültür şehri Türkiye’nin güneydoğusunda yer alan Diyarbakır’dan Hikmet kardeşlerin hikayesi…

Veysi

“Açık Öğretim Sınavlarımı internetten takip ediyorum”: Veysi

Açık öğretim lise son sınıf öğrencisi olan, askerliğini henüz tamamlamış ve “Bilenler bilmeyenlere bilgisayar öğretiyor” kurslarına yazılmış olan Veysi, Diyarbakır’ın bir köyünde doğmuş şu an ise Diyarbakır merkez’de yaşamını sürdürmektedir.

Babası köyde yaşayan bir imam olan Veysi’nin, annesi okula gitmemesine rağmen okuma yazma bilmekte. Kuzenleri ve kardeşleri ile birlikte Diyarbakır’da yaşamakta olan Veysi, kuzenleri ile birlikte kurslara katılmakta ve bildiklerini birbirlerine öğretmekte. Evlerinde bilgisayar ve İnternet bağlantısı olmadığı için birçoğu, hergün internet kafeye giderek sanal dünyanın insanlara sunduğu faydalardan yararlanmaktalar.  Bu kursların var olduğunu tanıtım broşürlerinden öğrenince, Gençlik ve Kültür Merkezi’ne gelerek kurslara yazıldığını ve hayatında ilk kez bilgisayar öğrendiğini ve iki aydır eğitim aldığını belirten Veysi,  liseyi bitirince üniversite sınavına girmek ve bilgisayar mühendisliği bölümünde okumak istediğini söylüyor.

İnternet’i  chat yapmak, e-posta yollamak, merak ettiği konulardan bilgi sahibi olmak ve ödevlerini hazırlamada bilgi toplamak için kullanmaya başlayan Veysi, açık öğretim sınavlarını İnternet yolu ile takip ettiğini ve bunun kendisi için çok faydalı olduğunu söylüyor.

Bilgisayar eğitiminin, “zihinsel gelişimi ve bilgisayar bilgisi üzerinde olumlu etkisinin yanı sıra, arkadaş çevresini de genişlettiğini” düşünen Veysi, BBBÖ projesine ilerde gönüllü eğitmen olarak katılmak istemekte.

Ali

“Mega Hafıza gibi merak ettiğim konuları internet arama motorlarını kullanarak araştırıyorum” : Ali

Diyarbakır’da doğup büyüyen 19 yaşında bir lisede öğrenci olan Ali, Liseyi bitirince üniversite eğitimine devam etmek ve tarih öğretmeni olmak istemektedir.

Ali, kardeşi Veysi ile BBBÖ kursların varlığını tanıtım broşürleri sayesinde öğrenmiş, Gençlik ve Kültür Merkezi’ne gelerek kurslara yazılarak, iki aydır eğitim almakta.

İnternet bağlantısı için haftada bir kere internet kafeye gitmekte olan Ali, Mega hafıza gibi merak ettiği konuları İnternet arama motorlarını kullanarak araştırdığını söylemektedir. Hafızasını geliştirerek daha hızlı öğrenmek istemektedir. Arkadaşları ile chat ve e-posta ile iletişim kurmaktadır.

Ali, bilgisayar eğitimini değerlendirirken, bilgisayar bilgisinin geliştiğini ve arkadaş  çevresini de genişlediğini anlatıyor.

Hikmet Kardeşler: Abdul, Salih

Medeniyetler Beşiği, dinlerin kardeşçe yaşadığı tarih ve kültür şehri Türkiye’nin güneydoğusunda yer alan Diyarbakır’dan Hikmet kardeşlerin hikayesi…

Abdul 

“Kurs için haftanın 4-5 günü köyden Diyarbakır’a geliyorum” : Abdul

Diyarbakır’ın köyünde doğup büyüyen Abdul, köyde yaşamasına rağmen haftanın 4-5 günü Diyarbakır’a gelerek “Bilenler bilmeyenlere bilgisayar öğretiyor”  kurslarına katılıyor. Babası imam, annesi okuma yazma bilmeyen ev hanımı olan  Abdul köyde bulunduğu zamanlarda  tarlalarında  sebze ve meyve yetiştiriyor. Tarlanın getirdiği gelirin hayatını idame etmesine yeterli olamayacağını  düşündüğü için minibüs şoförü olarak çalışmaya karar veren veren bu yüzden de  Şoför ehliyetini  yeni almış olan Abdul, mevsimlik işçiler,i çalışacakları yerlere götürerek hayatını kazanmaya başlayacak ve fındık zamanı Adapazarı ve Karadeniz’e yolcu taşıyacaktır.

Kuzenleri sayesinde kurslardan haberi olan Abdul, ilkokul mezunu olmakla beraber, BBBÖ kursları sayesinde bilgisayar kullanmayı öğrenmiştir. Köyünde ortaokul olmadığı için ilkokuldan sonra okumamıştır. BBBÖ kursları ile bilgisayarı ilk defa öğrenmeye başlaması ile kendine daha fazla güvenmeye başlamış, kurs arkadaşları ile konuşmaktan çok keyif aldığını ve yeni insanlar tanımanın kendisine sosyal çevre bakımından katkısının büyük olduğunu belirtmiştir.

Salih

“İstanbul’daki akrabalarımla chat yapıp e-posta ile iletişim kuruyorum” : Salih

İlkokul mezunu olan Salih, Diyarbakır’ın köyünde oturmakta ve BBBÖ kursu için Diyarbakır’a gidip gelmektedir. Bu kursları kuzenlerinden haber alan Salih, onların desteği ile kurslara yazılmış Diyarbakır’a gelince kuzenlerinin evinde kalmakta.

Annesi okur yazar olmayan Salih’in, okur yazar olan babası, kendisi ile 2007 yılı Haziran ayında görüştüğünde işsizdi. Köyde küçük bir toprak parçası olduğunu ve bunu işleterek hayatını kazandığını ve aileye baktığını belirten Salih, örgün eğitime devam etmediği için 25 yaşına kadar bilgisayar eğitimi alamamış ve BBBÖ kursları  sayesinde iki aydır bilgisayar kullanmaya ve programları öğrenmeye başladı. İnternet kullanmayı da öğrenen Salih, Istanbul’da ki akrabaları ile chat yapmakta ve e-posta ile iletişim kurmakta.

Geleceğe ilişkin “büyük planları” olmadığını belirten Salih, aldığı bilgisayar eğitiminin kendisinde okuma arzusu yarattığı için açık liseye kayıt yaptırarak lise tahsili yapmak istediğini söylemiştir.

Fatma

 “Bilgisayar Mühendisi olacağım” : Fatma

Lise mezunu olan Fatma, yakında gireceği üniversite giriş sınavı heyecanı içinde bilgisayar eğitimin hayatını nasıl etkilediğini anlattı. Doğma büyüme Diyarbakırlı olan Fatma’nın babası müteahhit, okur yazar olmayan annesi ev hanımı. Evde bilgisayarı olan Fatma’nın henüz İnternet bağlantısı yok

Farklı kurslar için gittiği Gençlik ve Kültür Evi’nde Bilenler bilmeyenlere bilgisayar öğretiyor  kursları ile ilgili bilgiyi alır almaz bu kurslara yazılmış. Lise eğitimi sırasında bilgisayar eğitimi almış, fakat bilgisayar bilgisini geliştirmeye ihtiyaç duymakta. Bir aydır devam ettiği bilgisayar kurslarında Word ve Excel programlarını öğrenmiş ve yeni programlar öğrenmeye devam ediyor.    İnterneti kullanmayı ve bilgi aramayı öğrenen Fatma, merak ettiği konularda bilgi almak ve Diyarbakır ile ilgili bilgi sahibi olmak ve de şairlerin ve yazarların yaşamlarını öğrenmek için sık olmasa bile İnternete girmekte.  Arkadaşları ile chat ve e-posta ile iletişim kurmaktadır.

Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor kursları sayesinde bilgisayar bilgisi yanında sosyal çevresi de genişlemektedir.“Bu eğitim sırasında yeni insanlar ile tanıştım ve insanların hayatında bilgisayarın önemini çok daha iyi kavradım” diyen Fatma Sosyal sorumluluk projesi kavramı ile bu projede tanışıp, bu projenin sürdürülmesi için katkıda bulunmaya hazır olduğunu belirtti.

Bu eğitimde duyduğu heyecan ile ve bilgisayar üzerine artan ilgisinden dolayı üniversite eğitimini Bilgisayar Mühendisliği alanında yapmak istiyor.

Nuri

Kurs sayesinde chat yapıyor,e-posta yolluyorum.Arama motorundan arama da yapabiliyorum : Nuri

Annesini küçük yaşta kaybeden Nuri, lise bir sınıf öğrencisidir. Diyarbakır’da doğup büyüyen Nuri’nin babası ilkokul eğitimini tamamlayarak diploma almış baba işçi olarak çalışmış ve emekli olmuştur.

BBBÖ eğitimini lise arkadaşlarından öğrenen Nuri, kursa yazılmış. Evde bilgisayar ve İnternet bağlantısı bulunmayan Nuri, bir aydır devam ettiği bu kurslar sayesinde Word ve Excel programını kullanmayı öğreniyor. Kursların yapıldığı günlerde hocalardan izin alarak İnternete giriyor ve Diyarbakır dışındaki arkadaşları ile chat yapıyor ve e-posta yolu ile iletişim kurmaktadır. Merak ettiği konularda bilgi almak için İnternette arama yapmayı öğrenmiştir.

Nuri beden eğitimi almak ve futbol oynamak istemektedir. Üniversite tahsilini beden öğretmenliği alanında yapmak istediğini belirten Nuri’nin diğer hedefleri bilgisayar eğitimini ilerletmek ve eğitmen eğitimi alarak BBBÖ projesinde çalışmak. Nuri hedeflerini gerçekleştireceğinden gayet emin.

Gül

Hukuk okumak ve avukat olmak istiyorum : Gül

Lise birinci sınıf öğrencisi olan Gül’ün annesi okuma yazma bilmiyor ve babası okuryazardır. Herhangi bir diploması olmayan babası, serbest çalışmaktadır. Çalışkan bir öğrenci olan Gül, Diyarbakır Gençlik ve Kültür Merkezi’nin kurslarına devam ederek lise eğitimini desteklemeye çalışmaktadır. Bu kurslara devam ederken, BBBÖ kurslarından haberdar olur olmaz, bilgisayar eğitimi kurslarına başlamıştır.

Bilgisayar kullanmayı ilk defa BBBÖ kursları sayesinde başlamıştır. Bir aydır devam ettiği bilgisayar derslerinde  Word ve Excel programlarını öğrenen Gül, internete girmeyi ve arama motorlarını kullanmayı öğrenmiştir. Evinde bilgisayar ve internet bağlantısı bulunmamaktadır.

Bilgisayar kullanmayı öğrenmenin kendine güvenini arttırdığını belirtmiş ve bu kurslar sayesinde yeni arkadaşlar ile tanışmıştır. Aldığı bilgisayar eğitimi Diyarbakır’da doğup büyüyen 15 yaşındaki Gül’e gönüllü projeleri sevdirmiştir. Artık o da bir Bilişim gönüllüsü…

Gelecek planlarında öncelikle hukuk fakültesinde okumak ve avukat olmak olan Gül, niçin avukat olmak istediğini anlatırken, “çevremde suçlanan ve kendini savunamayan insanları gördüğüm için avukat olarak ileride bu tür insanları savunmak istiyorum” diyen Gül, toplumsal kalkınma için bilgisayar eğitimi ve gönüllü eğitmenliğin önemini anladığını ve ileride eğitmen eğitimi alarak BBBÖ projesinin devamına yardımcı olacağını söylemiştir.

Yasemin

Bilgisayar kullanarak desen çizmek istiyorum: Yasemin

Diyarbakır’da doğup büyüyen  16 yaşındaki Yasemin, lise birinci sınıf öğrencisidir. Ortaokul eğitimini tamamlamış babası İstanbul’a göç etmiş ve terzilik yaparak yedi kardeşten oluşan aileyi geçindirmektedir. Babalarını görmek için yazın kısa bir süreliğine İstanbul’a gider ve daha sonra dönerler.

Bilgisayarı kullanmaya lise eğitimi sırasında başlayan Yasemin,  bilgisini ilerletmek için BBBÖ kurslarını arkadaşlarından öğrenir öğrenmez kursa yazılmış.  Kişisel gelişimi için bilgisayarın bir anahtar olduğunu düşünen Yasemin,  bilgisayar kurslarını bitirince yeni kurslara başlayacağını belirtmekte. Evde bilgisayarı bulunmamsına karşın,  olmasını çok arzu etmektedir. Bilgisayar kullanarak desen çizmek istemektedir.

Gül’ün gelecek planları çeşitlilik gösteriyor. Ressam olmak istiyor. Üniversite giriş sınavlarını kazanamaz ise, polis akademisine girerek “güçlü bir insan olarak hayata atılmak istediğini” söylemiştir.

Nur

Bilgisayar kullanmak kendime olan güvenimi güçlendirdi : Nur

Bilgisayar karşısında oturup bir sunum hazırlamayı çok sevdiğini söyleyen Nur, henüz 13 yaşında ilköğrenim 7’inci sınıf öğrencisi. Nur’un çok parlak bir öğrenci olduğunu kurs hocası belirtmekte. Diyarbakır’da doğup büyüyen Nur’un annesi okuma yazmayı kendisi öğrenmiş. Okula gitmemiş babası ise okuryazar değil. Babası hasta ve işsiz ve amca ve teyzelerin desteği ile ailesi geçinmektedir.

Aile dayanışmasının önemi bilgisayar öğrenmede de karşımıza çıkmaktadır. Nur okulda bilgisayar öğrendiği gibi, kuzenlerinden de çok destek aldığını belirtmiştir. BBBÖ eğitimini sınıf arkadaşlarından öğrenince, evine yakın olduğu için hemen yazılmış. Bir aydır devam ettiği BBBÖ kursları bilgisayar kullanmayı ilerlemesine katkıda bulunmuş.

Okulda da İnternet kullanmayı öğrendiğini ve BBBÖ kurslarında da İnternette bilgi arama becerisinin arttığını ve “çok hızlı bilgi arayabildiğini” söylemiştir. Okulda da öğretmenlerin izni ile İnternete girerek ödevleri için bilgi aramakta. Bilgisayar kullanmanın “kendisine olan güvenini güçlendirdiğini” ve “kurs ortamının kendisine sosyal çevre açısından” katkıda bulunduğunu söylüyor

Nur’un hayali eczacı olmak. Okuyabilmek için çok çalışması gerektiğini ve beceri sahibi olması gerektiğini düşünüyor.

Ayşe

Bu meslekte ilerlemem için bilgisayar bilgimi daha da ilerletmeliyim: Ayşe

Lise eğitimini tamamlayan Ayşe, kendisinden yaşça büyük okuyamamış kardeşlerine kıyasla kendisini şanslı hissediyor. 20 yaşında ve  öğrenci seçme sınavına  hazırlanmaktaydı. Diyarbakır’da doğup büyüyen Ayşe’nin. İşçi olarak çalışan babası vefat etmiş, Ayşe’nin 8 kardeşinden büyük kardeşleri maddi imkansızlık nedeni okulu terk etmişlerdir.

BBBÖ eğitimini tanıtım broşürlerinden öğrenerek kurslara yazılan  Ayşe, bilgisayar kullanmayı ilk defa bu eğitim sırasında öğrenmiş. Bir aydır aldığı eğitim sırasında İnternete girmeyi de öğrenmiş ve bilgi aramak için girdiğini belirtmekte.

Üniversiteye gidememe ihtimali göz önüne bulunduran, Ayşe oto-motor kurslarına gitmekte ve otomobil alım satım işlemlerini öğrenmektedir. Bu meslekte ilerlemek için bilgisayar bilgisini ilerletmenin çok önemli olduğunu belirtmiştir.

Zeynep

Üniversiteyi kazanıp bilgisayar mühendisi olmak istiyorum : Zeynep

Diyarbakır’da doğup büyüyen Zeynep, Haziran 2007’de  ticaret lisesi ikinci sınıf öğrencisi. Annesi okuryazar olmayan ve ilkokul mezunu olan babası market işleterek 8 kardeşli aileyi geçindiriyor.

BBBÖ eğitimini okul arkadaşlarından öğrenen Zeynep, hemen kurslara yazılmış. Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın açtığı kurslara geçen sene katıldığını ve BBBÖ kursları ile Microsoft Office programını öğrendiğini söylemiştir. Evde bilgisayarı olmayan Zeynep, internete girmeyi ve arama motorlarını kullanmayı öğrendiğini ve haftada 3 kere internet kafeden internete girdiğini belirtmiştir. İnterneti chat, oyun oynamak, ödevleri için araştırma yapabilmek için kullanmakta.

Bir aydır devam ettiği BBBÖ kursları sayesinde yeni arkadaşlar edindiğini anlatan Zeynep, sosyal çevresinin gelişmesinin önemini vurgulayarak, bilgisayar öğrendikçe kendine güveninin arttığını belirten Zeynep, bilgisayar eğitimini ileriye taşımak istemektedir. Bilgisayar bilgisinin iş bulmada çok önemli olduğunu düşünmektedir.

Üniversite eğitimini bilgisayar mühendisliği bölümünde gerçekleştirmek istediğini belirtmiştir.

 

Kartal Kardeşler: Ayşegül, Sider ve Barış Yiğit Kardeşler

Hepimiz okumak istiyoruz: Kartal Kardeşler

Yaşları 15 ile18 arasında değişen Kartal kardeşler, Diyarbakır’da doğup büyümüşlerdir. Anne ve babaları lise mezunudur. Lokanta sahibi olan babası iflas edince işsiz kalmış ve iş aramaya başlamış.

BBBÖ kurslarını okul arkadaşlarından öğrenen kardeşlerden  Ayşegül, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı tarafından açılan kurslara geçen sene devam etmiş, okulda  bilgisayar eğitimi alamamış Sider ise, bilgisayar kullanmayı ve internete girmeyi ilk defa BBBÖ kursları ile öğrenmiştir. Bir aydır bilgisayar eğitimi alan diğer kardeşler BBBÖ ile Word ve Excel program bilgilerinin ilerlettiklerini belirtmişlerdir. Evde bilgisayarları bulunmamaktadır.

Erkek kardeşler İnternet kafeye gidebilirken, Ayşegül ise “erkeklerin hakim olduğu” bu alana gitmek istememektedir.

Kartal kardeşler üniversiteye gitmeyi arzu etmektedirler. Ayşegül tıp fakültesinde,  Sider Eğitim fakültesinde ve Barış bilgisayar eğitimi alabileceği  bir fakültede okumak istemektedir.

Halime AKI

Bu cesaretle artık eve bilgisayar almayı düşünüyorum: Halime

Halime Akı’nın kelimeleriyle kendi hikayesi:

Bir çocuk annesiyim ve çalışmıyorum. Bilenler bilmeyenlere bilgisayar öğretiyor kampanyasının afişlerini ilk gördüğümde bende katılmalıyım diye düşündüm. Çünkü bilgisayar kullanmayı sadece açıp kapatabiliyor ve çok az şey yapabiliyordum. Evimde de bilgisayarım yoktu. Kurs bittikten sonra ise bana göre birçok şey öğrendim. Bilgisayarı korkmadan karıştırabilmek,  yeni şeyler keşfedebilmek ve benden küçük çocuklara bende biliyorum diyebilmek gerçekten çok güzel. Bu cesaretle artık eve de bilgisayar almayı düşünüyorum. Bu kampanyanın devamını daha çok kişiye ulaşmasını ve herksin bundan yararlanmasını isterim

Ali UYUR

Kahramanmaraş Merkez’de yaşayan 5 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuyum. Annem ve babam ilkokul mezunu. Babam şoför olarak girdiği bir firmada şu an joker eleman olarak firmanın eksik kalan bütün işlerini yapıyor. Annem ev hanımı. Kardeşlerimden en büyüğü ortaokulu bitirince okulu bıraktı. Diğer 3 kardeşim ise şu an eğitimlerine devam ediyorlar. Ben 19 yaşındayım. Kahramanmaraş Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde eğitimimi tamamladım. Çeşitli kurslarla Bilgisayar İşletmenliği, Grafik Tasarım, Bilgisayar Bakım ve Onarım, Bilgisayar Programcılığı, 2. Kademe İngilizce, Proje Hazırlama, Etkili Anlatım ve Sunum sertifikaları da aldım.

BİLENLER BİLMEYENLERE BİLGİSAYAR ÖĞRETİYOR PROJESİ eğitiminden sonra, ilk eğitimimi Kahramanmaraş Anadolu İletişim Meslek Lisesi öğrencilerine verdim. Meslek lisesinde okumalarına ve sürekli bilgisayarla iç içe olmalarına rağmen bilgilerinin normalin çok altında olduğunu anladım. Eğitim bittikten sonra katılımcıların kurstan çok memnun kaldıklarını söylemeleri ve eğitimin derslerindeki etkilerini anlatmaları beni çok mutlu etti. Şu an 2. eğitime devam etmekteyim. Bu eğitimi bitirdikten sonra ben de Master Eğitmenlik için başvurup eğitmen yetiştirmek istiyorum.

Bu eğitimi herkesin alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bilişim alanında hızla ilerlemekte olan dünyada kaybolmamamız için en azından bilgisayarda kendi işlerimizi yapabilmemiz gerekmektedir. Bunun için de bilgisayarı hiç bilmiyorum diyen bir insanın bile bilgisayarın temelini biliyor olması gerekmektedir.

TUBA

6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğuyum. Babam ilkokul mezunu ve uzun yıllar ticaretle uğraştı. Şimdi ise emekli. Annem ise okula gitmemiş ve okuma yazma bilmiyor. Kardeşlerim mühendislik alanında okudular.

Ben ise 22 yaşındayım ve Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 3. Sınıf öğrencisiyim.   7 yaşından beri evde bilgisayar bulunmasına rağmen hiçbir zaman bu eğitimi aldıktan sonra olduğu gibi kendime güvenerek yaklaşamadım bilgisayara. Her adımımda her ödev hazırlayışımda birilerinin yönlendirmesine ihtiyaç duydum, bilmeme rağmen. Bu eğitim bilgisayarla ilgili teknik bilginin yanında sosyal hayatımda çevreme karşı var olan genel  tarzımla da ilgili ciddi değişiklikler ve gelişmeler yarattı bende. 4 yıl boyunca formasyon eğitimi almama hatta staja bile gitmeme rağmen aldığımı eğitimi birebir böylesine uygulayabileceğim bir ortam hiçbir zaman olmadı. Bu projeyle bilmenin yanı sıra bildiğini uygun şekilde anlatabilmenin ne kadar önemli olduğunu anladım.  Eğitmenim sayesinde iletişimle ilgili birçok problemimin üstesinden gelebildim kısa süre içerisinden. Ayrıca gönüllü olarak çalışmanın, birilerine bir şeyler katmanın, az veya çok hayatında küçük bir değişikliğe neden olmanın  bu farklı hazzını da yaşamış oldum.

BBBÖ projesinde daha çok ilköğretim çocuklarına eğitim vermeyi düşünüyorum. Hayata daha hazır olmaları ve umut dolu olmaları için. Proje kapsamında verdiğim eğitimler onlarla iletişimimi daha kolaylaştırdı. Artık mesleğime diğerlerinden bir adım daha önde başlayacağımı hissediyorum.

Bu proje iyi ki var. Çünkü;

Doğrudan ve dolaylı yoldan büyük şekilde etkileyen bu makinaya hakim olma ve onu kullanabilme yeteneği ile, onun hayatımızdaki yerini ve onu bilmemenin bizim günlük  hayatımızdaki  etkilerini fark etmeliyiz. Günümüzde  bireylerin eğitim hayatının her kademesinde bilgisayarla uğraşmakta olduğunu düşünürsek, öğrencinin eğitimde aktif olmasında, doğru bilgiye ulaşmasında bilgisayarın önemini görürüz. Böyle bir hayata hazırlık aşamasında, bilenlerin bilmeyenlerin hayatını kolaylaştırmaları için bu projenin devam etmesi gerektiğini düşünüyorum.

 

Cansu

Hatay’ da 5  kardeşten oluşan yedi kişilik bir aileye mensup Cansu ALP. Annesi ve babası ilkokul mezunu, kardeşleri ise eğitimine devam ediyor. Annesi ev hanımı, babası ise il Telekom müdürlüğünde teknisyen.

Cansu ise 20 yaşında bilgisayar programcısı bir genç. Bu eğitime başlarken en çok anlatmakta zorlanıyormuş. Şimdi ise tam bir sunuş becerisi ve özgüvene sahip. Gönüllü eğitimler vermek yetmemiş ona okullarda sözleşmeli öğretmenlik yapmaya karar vermiş. 2007-2008 öğretim yılında bir okulda bilgisayar öğretmenliğine başlayacak tekrar.

Bu projenin ona kazandırdıklarını sorduğumuzda ise bize şunları anlatıyor,

Tüm söylenenlerin aksine bilmek hiçbir şeydir. Önemli olan bildiklerini bir şekilde hayata geçirmektir. Tencerenin içindeki yemek kimsenin karnını doyurmaz ta ki yenene kadar. E tabi ki yemek kendi kendine kalkıp yemeğe ihtiyacı olanların tabağına ya da ağzına kalkıp gidemez. Ben de tüm bunların bilincinde ve hayatın paylaştıkça güzelleştiğine inanan bir birey olarak, tüm bildiklerimi paylaşmaya yani hayatımı güzelleştirmeye karar verdim.

Bu proje hazırladığım yemeği servis yapmama fırsat verdi. Öğrenen insanların gözlerindeki mutluluk parıltıları, yüzlerindeki tebessümü görerek, paylaşmanın keyfini doyasıya yaşadım.Öğrenmeye anlam katan keyif  veren öğretmek dedim.Öğretmek dedim 1 milyon insana öğretmek hep birlikte paylaşımların paylaşıldığı bu keyifli atmosferde yola devam etmek, ta ki sonuna kadar.Ve şu yazdıklarımdan anlıyorum ki öğretirken de pek şey öğrenmişim. Paylaşarak kazanmaya devam.

 

Sedat ve Şefika AYBARS

Atatürk’te her zaman bahseder, medeniyete giden yolda anaların hakkının inkar edilemeyeceğini. Bu aklınıza sadece çalışan kadınları getirebilir, ya evdeki annelerimiz. Isparta’ da eğitime katılan bir çiftin hikayesi bunu en güzel örneği ile anlatacaktır size.

Eşlerden beyefendiye niye kursa katıldığımızı sorduğumuzda, kendisinin gelmesi için hanımının yaptığı baskıdan söz etti. Hanımefendiye bu proje katılmasındaki ısrarının sebebini sorduğunuzda ise aldığımız cevap bu projenin çağdaşlaşma yolunda açtığı kapıları gördük.

Şefika Hanım, ilköğretimde okuyan çocuklarının okulda bilgisayar eğitimi aldığını ama bunun ileri ki dönemlerde onlara yetmeyeceğini belirtti. Bu nedenle kendisinin bilgisayarı öğrenip onlara dersinde yardım etmek istediğini, üst sınıfta çocuklarının bilgisayar dersinde daha başarılı olmasını istediğini söyledi.

Sizce ilköğretim mezunu, ev hanımı bir annenin, dünyaların çağdaşlaşma savaşında  çocukları için yaptığı bu ince düşünce ülkeyi bir adım daha  öne götürmeyecek midir?

 

M. Abidin YORGANCI - Muhtar

Ben Isparta ili merkez ilçesi Halıkent Mahallesi muhtarıyım. 1993 yılından itibaren mahallemizin muhtarlığını yapmaktayım. Muhtar seçilince ilk işim olarak bir bilgisayar alarak Isparta ilinin ilk bilgisayarlı muhtarı olarak göreve başladım. O güne kadar bilgisayar ile uzaktan yakından hiçbir ilgim olmamıştı. Kulaktan dolma bilgilerle bilgisayarı kullanmaya başladım. Mesleğimle ilgili bir de program yaptırdım ve kişilerin kayıtlarını bilgisayar ortamında tuttum istenilen evrakları bilgisayar ortamında düzenleyip verdim. Bu durum benim çok hoşuma gitti ve teknolojiden faydalanmam beni çok mutlu etti. Bununla da yetinmeyip kendimi bilgisayar konusunda geliştirmek için sürekli olarak çıkan yayınları alıp okuyordum, ama temel bilgilerim olmadığı için pek anlamıyordum. Ta ki BİLENLER BİLMEYENLERE BİLGİSAYAR ÖĞRETİYOR PROJE sine katılana kadar bu projeye katıldığımda ne kadar bilgim var diye düşünüyordum ama projenin sonunda kendimin bir amatör olduğumu ve hiçbir şey bilmediğimi gördüm. Bildiğimi sandığım çok eksik yanlarım varmış bu projeden edindiğim bilgilerle şimdi bilgisayarı iyi derecede kullanabiliyorum programlar arasında  eskisi gibi bocalamıyorum. Bu ve bunun gibi projelerin daha sık olarak yapılması ve herkese faydalı olması gerektiği kanaatindeyim. Bu projeler için emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Muhammed BOZKURT, İstanbul Ayazağa Merkez Cami’ de imam

15 yıldır görev yapan Muhammed  Bey katıldığı eğitim sonrasında, mesleği ile ilgili gelişmelere internet aracılığı ile ulaşıyor.

Kendisi katıldığı eğitimden o kadar memnun kalmış ki eğitim sonrası verdiği bir Cuma vaazında bilişimin etkilerin de ve bu bedelsiz olarak verilen kursa herkesin katılması gerektiğinden bahsediyor.

Camilerimizin de insanların geniş katılım sağladıkları sosyal alanlar olduğunu ve dini görevlilerin bu topluluklarda örnek kişiler olduğumuzu düşündüğümüzde kursa talepteki artış ve  halkın yönlenmesindeki olumlu etki tahmin edilebiliyor….

 

Rumuz: Hayat

Kimdi, nasıl bir ailesi vardı hatırlamıyorum. Ona dair hatırladığım tek şey 19 yaşında hiç okumamış ama öğrenmeye hasret bir genç kızdı. Sınıfta gayet akıcı anlatılan dersin ortasında hayranlık duyulacak bir cesaretle, ben okuma bilmiyorum biraz daha yavaş demesi, tüm sınıfı ve beni hayretler içinde bırakan bir durumdu. Halbuki her şey o kadar doğaldı ki. Zaten öğrenmek için gelmişti. Okumayı bilmiyordu ama bilgisayarı öğrenmeliydi hayata tutunmak için.

O, proje de başarıyı en çok hissettiğim ve en başarılı kişiydi belki. Çünkü bilgisayarı okuma yazma bilmeden, sembollerle kodlayarak öğreniyordu. Eğitim bittikten sonra beraber yaptığımız çalışma ve sohbetler onu biraz daha genç hissettiriyor ve öğrenmeye heveslendiriyordu.

Şimdi nerde bilmiyorum. Bildiğim belediğe ile verilen bu ortak çalışma da ilk okuma yazma ve meslek kurslarına başladığı. Kendi kaderimiz kendimiz çizmek bu olsa gerek. O artık kendisi için yaptıkları ile bir hayat….

Cansu

İnsan yaşamı belirli dönemlerden oluşur. Bebeklik, çocukluk, gençlik, yaşlılık dönemlerini yaşar ve hayattan ayrılır.

İnsana ta en başından bebeklik döneminden itibaren hep bir şeyler öğretilir. Yaşaması için ve öğrendikleri doğrultusunda hareket eder. Belki bu sebepten insan bildikleri kadar yaşar derler ve daha pek çok şey söylerler bilmek öğrenmek konusunda.

Oysa bana göre tüm söylenenlerin aksine bilmek hiçbir şeydir. Önemli olan bildiklerini bir şekilde hayata geçirmektir. Tencerenin içindeki yemek kimsenin karnını doyurmaz ta ki yenene kadar. E tabi ki yemek kendi kendine kalkıp yemeğe ihtiyacı olanların tabağına yada ağzına kalkıp gidemez. Ben de tüm bunların  bilincinde ve hayatın paylaştıkça güzelleştiğine inanan bir birey olarak, tüm bildiklerimi paylaşmaya yani hayatımı güzelleştirmeye karar verdim.

Bu proje hazırladığım yemeği servis yapmama fırsat verdi. Öğrenen insanların gözlerindeki mutluluk parıltıları, yüzlerindeki tebessümü görerek, paylaşmanın keyfini doyasıya yaşadım. Öğrenmeye anlam katan keyif  veren öğretmek dedim. Öğretmek dedim 1 milyon insana öğretmek hep birlikte paylaşımların paylaşıldığı bu keyifli atmosferde yola devam etmek, ta ki sonuna kadar. Ve şu yazdıklarımdan anlıyorum ki öğretirken de pek şey öğrenmişim. Paylaşarak kazanmaya devam.

Muammer Fatih ÖZER

Fatih, 20 yaşında ve 3 kardeşe sahip. Annesi ve babası ilkokul mezunu. Annesi ev hanımı, babası şoför. Orta halli bir aile.

Bilgisayar Anadolu Teknik Lisesi Endüstriyel Otomasyon Bölümü’nden mezun. Eğitimini yüksekokulda tamamlayarak otomasyon teknikeri oldu. Şimdi açık öğretimde iktisat bölümünü tamamlıyor.

Yerel günden gençlik meclisinde aktif olan Fatih, Karaman’da verilen eğitimde, projenin hem eğitimcilere hem de öğrencilere pozitif katkılar sağladığını söylüyor.

Eğitmen eğitiminde oluşan güzel ortamı yansıtmak  için Kerem ve Fatih iki arkadaş bazı geceler uykusuz kalmaları da göze alarak tüm ğitm boyunca günlük Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor Gazetesi çıkardılar.Bu proje onlara göre projeyi sahiplenmeleri ve samimiyetinin göstergesiydi aynı zamanda.

Fatih şimdi Burdur’ da engelli ve yaşlıları içinde gruplar açarak  eğitim veriyor. Bu eğitimde ona gösterilen saygının bu eğitimi devam ettirmesi için en güzel sebep olduğunu söylüyor.

Sevcan KARAKOÇ

                                                  Merhaba;

Adım Sevcan, 19 yaşındayım. Açık öğretim Fakültesi Bankacılık ve Sigortacılık bölümü öğrencisiyim. İstanbul Ayazağa’da yaşıyorum.

3 kız kardeşiz ve hepimiz okuyoruz. Annem ve babam ilköğretim mezunu.  Annem ev hanımı, babam emekli.

İş hayatıma katkısı olması için bu eğitimi aldım. Henüz işsizim ama aldığım bilgisayar eğitiminin çok yararı oldu diyebilirim. Derslerimin  arasında bilgisayar vardı, herkes para verip özel yerlerde ders aldı ve o eğitime karşı dersten kalanlar oldu ama ben alabileceğim en yüksek puanı aldım, hiç takılmadan geçtim o dersi. Sonra çevremdeki insanlara da çok yararım oldu diyebilirim yani onları da bildiğim kadarıyla bilgilendirdim. Şimdi bilgisayarı çok iyi biliyorum. Aldığım sertifikanın da bana büyük yararı olacağına inanıyorum. Bilgisayar kullanmak ilgi alanlarım arasında, bende inşallah aldığım eğitim ile güzel bir yerde iş bulabilirim, bu en büyük temennim. Her şey için teşekkürler!

Gönüllü Eğitmenler
İlknur ERDEM

27 yaşındayım ve iki harika kardeş ve ebeveynlere sahibim. Annem ilkokul mezunu ve ev hanımı, babam da ilkokul mezunu ve kendi işyerini işletiyor. Kız kardeşim Başkent Üniversitesi’nde Sağlık Bilimlerinde okuyor, erkek kardeşim bu sene liseye başlayacak. Ben ise 2003 Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nden mezunum. 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nde Eğitim Yönetim, Teftiş,  Planlama ve Ekonomi Bölümü’nde yüksek lisans yapıyorum.2003’ ten itibaren öğretmenlik görevimi okullarda vekil olarak yapıyorum.

2005 yılından beri YG21 Ulusal Gençlik Parlamentosu’nda gönüllü olarak çalışmalarda bulunuyorum.2005 ve 2006’ da İstanbul Bölge Temsilcisiydim, 2007’ de Danışma Kurulu üyesi olarak çalışmalara devam ediyorum. Ulusal Gençlik Parlamentosu’na katıldığımda BİLENLER BİLMEYENLERE BİLGİSAYAR ÖĞRETİYOR PROJESİ yeni başlıyordu ve o zamandan beri büyük bir onur ve zevkle bu projenin içindeyim. Şu an bu proje de master öğretmenlik yapıyorum.

Benim için bir proje farklı bir anlam taşıyor. Eğitim alanına girdiğimde Türkiye’ nin hangi ilinde olursa olsun koşulsuz eğitim ve insanların kişisel gelişimini destekleyecek eğitimler vermek istiyordum. Bu proje de bu hayalimi gerçekleştirme imkanı yakaladım. Türkiye’ de öğretmenlerin bakış açıları değişmesi gerekiyor. Proje kapsamında verdiğim eğitimlerin sonucunda sanki bu düşüncemi destekleyecek veriler aldığımı da hissediyorum.

Proje kapsamında 12 yerde katılımcı eğitimi,4 ilde de eğitmen eğitimi verdim. Bir çok insanın hayatının nasıl değiştiğine tanık oldum. Katılımcılarımın söylediklerine göre, onları en güzel şey ile tanıştırmışım.Özgüvenleriyle….

İnanılmaz güven duyduklarını hissediyorum. Onların hayatları için sihirli bir dokunuş yaptığımı düşünüyorum. Bazen aile hayatlarında yaşadıkları sıkıntılarına, bazen korkularına tanık oluyorum. Düşünsenize ülkenin birçok yerinde bu kadar güvenen kişiler  var size.

Aralıksız eğitimler verdiğimde bunu nasıl yaptığımı soruyorlar. Cevabı çok basit. Bu benim için artık bir hobi.  Kitap okumak, müzik dinlemek gibi ve  tabi ki en büyük hayalime yaklaştığımı hissetmek.

Türkiye’ de birçok şeyin değişmesinden bahsederiz. Ama çözüm üretmek yerine genelde şikayet vardır. Genç olarak ideallerinizden bahsettiğinizde ise Türkiye’yi sen mi kurtaracaksın derler. Bu proje ile Türkiye tüm sorunlarından kurtaramayız belki ama çözüm için harekete başladığımızı düşünüyorum. Şu ana kadar tahminen 100 kişiye eğitim verdim. Proje kapsamında arkadaşlarımızla birlikte verdiğimiz bütün eğitimleri düşündüğümüzde; sanırım katılımcıların hayata bakış açılarını değiştirmek ve gönüllü olarak toplumda yer almalarında katkıda bulunmak bu değişimi başlattığımızın en güzel kanıtıdır.

Siz bu hikayeleri okurken biz hala değişimin yaşayan tanıkları olamaya devam edeceğiz…

Saygılarımla

 

 

 

 

 

 

Adem YURTTAŞ

Başlanıçta bu işin bu kadar zevkli ve neşeli olacağını ummuyordum

Ben bu BBBÖ kurslarının daha önce afişlerden ve broşürlerden görmüştüm. Fakat katılmadım. Çünkü endüstri meslek lisesinin bilgisayar programcılığı bölümünü okuyordum. Daha sonra bize gençlik merkezimizde BBBÖ projesinde eğitmen olun dediler.Bu kursların bu kadar neşeli samimi bir dostluk içerisinde anlamlı ve faydalı geçeceğini hiç tahmin edemezdim. Güzel başarılı ve performanslı bir grup en az o gruba göre beş kat daha performanslı bir master  eğitmen arkadaşımız ile kursumuzu aldık ve eğitmen olduk. Ailem arkadaşlarım hemen çevremin hepsine faydalı olduğuma eminim olmaya devam edeceğim. Yorucu hayat yolculuğunda insan başkalarına faydalı olmayınca hayattan zevk almıyor. Bu tür şeyler bana bir tür haz veriyor. Bilenler bilmeyenlere bilgisayar öğretiyor projesinin eğitiminden öyle şeyler öğrendim ki insanlara faydalı olmak bir erdemdir. Bunlara katılan insanlar erdemi destekleyenlerdir.

 

Ümran ÜNAL

Teknik meslek lisesinde okumama rağmen e-posta adresi almasını dahil beceremiyordum: Ümran

Orta öğrenimini bitirdikten sonra meslek lisesini kazanan Ümran bilgisayarla tanışmasından, eğitimde edindiği tecrübeler ve sonrasında deneyimini paylaşıyor:

“Bilgisayar ile ilk defa  lisede tanışmıştım, kullanmayı hiç bilmiyordum eziliyordum, yurtta kalıyordum bilgisayar yoktu, teorik derslerden hep yüksek alıyordum pratiklerden ise kırık. Ailem dizüstü bilgisayar  aldı daha sonrasında ise belediyede staja başladım.3. sınıfa kadar geldim ve e-posta adresi almasını dahi beceremiyordum. Proje gönüllü eğitmenlerinden Mesut’la tanıştım. Yerel Gündem 21 ’e üye oldum. BBBÖ eğitimlerinden geçtim, yapamam derken Mesut’la beraber başladık. Gündüzleri staja gidip geceleri bilgisayar karşısında saatlerce çalışıp bilgisayar kullanmasını öğrendim.Lise’de bir söz verildiğinde sıranın altına saklanacak kadar sıkılan ben,bu eğitimlerden sonra  kendime güvenim geldi ve şu an 2. gruba BBBÖ eğitimleri vermekteyim.”

Ümran artık derslerinde başarılı, sosyal ilişkileri daha kuvvetli bir birey olarak yaşamını sürdürüyor.

Ferhat TUZUN

İnsanların potansiyellerini keşfetmelerine eğitimler vasıtasıyla yardımcı olmak çok keyif veriyor : Ferhat

Günümüzün önemli sorunlarından bir tanesidir madde bağımlılığı. Kişinin sosyal çevresi, arkadaş grubu, madde arayışı ve kullanımında, davranışın devam ettirilmesinde; şartlandırıcı unsurdur.
Kişi, gençliğin verdiği bir başkaldırı psikolojisi ve ailesinin olumsuz tutumları sonucu, çevresel etkilere açık ve dayanıksız hale gelmektedir. Ailesinden ve okuldan göremediği yakın ilgiyi, arkadaş gruplarında arayan genç, bu grupların eğilimleriyle bütünleşmektedir. Madde bağımlılığın yoğun olduğu bir arkadaş ortamından gelen iki liseli genç temizlik yaparak hayatlarını idame ettirmeye çalışırlar,Batman’da faaliyetlerini sürdüren iki genç gençlik ve kültür evlerine gelirler ancak açılan herhangi bir kursa yapılan herhangi bir sosyal faaliyete katılmazlar.Öğretmenleriyle dahi aralarında iletişim olmayan iki liseli genç gönüllü eğitmen Ferhat’ın yönlendirmesiyle bilgisayar eğitimlerine katılırlar.

İlk başlarda çok isteksiz olmalarına rağmen, insanlarla tanışarak, teknoloji ve iletişim  dünyasını keşfederek eğitimlere devam ederler ve eğitimlerini bilgisayar kullanmayı öğrenerek ve katılım belgelerini alarak devam ettirirler.

Şu an gönüllü eğitmen Ferhat’ın verdiği eğitimlere destek olmaktalar ve onlar da gönüllü eğitmen olmak istemekteler. Onlar artık madde bağımlısı kurtuldular ve hayata sımsıkı sarılıyorlar

Neslihan Şahin

İstemediği o evliliği yapmak zorunda değil artık. Ben de inanılmaz mutluyum: Neslihan

İstanbul Beyoğlu Gençlik Merkezi’nde gönüllü olarak eğitimler vermeye devam eden Neslihan’ın öğrencilerinden biri olan Ayşe’nin hayatı eğitimlerden sonra farklı bir boyut aldı. Bir konfeksiyoncuda çalışan 17 yaşındaki^Ayşe’nin babası kızının sadece çalışmasını ya da evlenmesini istiyordu.Neslihan’ın desteği ve yönlendirmesiyle Bilenler Bilmeyenlere bilgisayar öğreniyor eğitimlerine katılan Ayşe potansiyelinin farkına vardı ve şu an bir konfeksiyon mağazasında öğrendiği Excel bilgileriyle ön muhasebede çalışmaya başladı.

Ayşe şimdi iş sahibi ve daha mutlu olarak hayatına devam ediyor.

 

Ümit Yaşar KIRDÖK

Kahramanmaraş Merkezde yaşayan 2 çocuklu bir ailenin küçük çocuğuyum. Babam emekli, annem ise ev hanımı.  Annem ve babam ilköğretim mezunu. Ablam ise lise mezunu. Ben 20 yaşındayım ve Kahramanmaraş doğumluyum. Kahramanmaraş Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde eğitimimi tamamladım. Çeşitli kurslarla Bilgisayar İşletmenliği, Grafik Tasarım, Bilgisayar Bakım ve Onarım, Bilgisayar Programcılığı, 2. Kademe İngilizce, Proje Hazırlama, Etkili Anlatım ve Sunum sertifikaları da aldım.

BİLENLER BİLMEYENLERE BİLGİSAYAR ÖĞRETİYOR PROJESİ  birçok şey kattı hayatıma. Ben bilgisayar alanında kendimi geliştirmiştim ve bu projede hedefim sadece eğitmen olmaktı. Ama bu eğitim süresince öğrendiğim en önemli şey bilgisayarın bir başkasına nasıl öğretileceğiydi. Ayrıca bu eğitimi tamamladığımda ben de eksik olan o özgüveni kazandım. Eğitimi bitirdikten sonra kentime geldim ve ilk eğitimi verdim. Özgüvenim tam olarak başladığım eğitimler başarılı öğrencileri oluşturdu.

Bu projenin daha ulaşması gereken çok yer var. Çünkü Türkiye’deki insanların, 21. yüzyılın bilgisayar teknolojisi karşısında donanımlı olması ve ülkemizin bilişimle kalkınması için herkesin bu eğitimi alması gerekmektedir. Ancak o zaman bilişim konusunda ilerleriz ve çağdaşlık yarışında var oluruz.

Bana bu özgüveni veren ve benim eksik noktamı tamamlayan bu projeye ve İlknur Erdem’e TEŞEKKÜR EDERİM.

 

 

Ali UYUR

Kahramanmaraş Merkezde yaşayan 5 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuyum. Annem ve babam ilkokul mezunu. Babam şoför olarak girdiği bir firmada şu an joker eleman olarak firmanın eksik kalan bütün işlerini yapıyor. Annem ev hanımı. Kardeşlerimden en büyüğü ortaokulu bitirince okulu bıraktı. Diğer 3 kardeşim ise şu an eğitimlerine devam ediyorlar. Ortanca kardeşim ortaokulu bu yıl bitirdi ve OKS’ye girdi. Ben 19 yaşındayım. Kahramanmaraş Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde eğitimimi tamamladım. Çeşitli kurslarla Bilgisayar İşletmenliği, Grafik Tasarım, Bilgisayar Bakım ve Onarım, Bilgisayar Programcılığı, 2. Kademe İngilizce, Proje Hazırlama, Etkili Anlatım ve Sunum sertifikaları da aldım.

Eğitim sonrasında ilk eğitimimi Kahramanmaraş Anadolu İletişim Meslek Lisesi öğrencilerine verdim. Meslek lisesinde okumalarına ve sürekli bilgisayarla iç içe olmalarına rağmen bilgilerinin normalin çok altında olduğunu anladım. Eğitim bittikten sonra katılımcıların kurstan çok memnun kaldıklarını söylemeleri ve eğitimin derslerindeki etkilerini anlatmaları beni çok mutlu etti. Şu an 2. eğitime devam etmekteyim. Bu eğitimi bitirdikten sonra ben de Master Eğitmenlik için başvurup eğitmen yetiştirmek istiyorum.

Bu eğitimi herkesin alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bilişim alanında hızla ilerlemekte olan dünyada kaybolmamamız için en azından bilgisayarda kendi işlerimizi yapabilmemiz gerekmektedir. Bunun için de bilgisayarı hiç bilmiyorum diyen bir insanın bile, bilgisayarın temelini biliyor olması gerekmektedir.

Muammer Fatih ÖZER

BEN & AİLEM

1987 yılı Karaman doğumluyum. Annem ve babamın ikinci evliliklerinden dünya gelen tek çocuğum. Babamın ilk eşinden iki kardeşim daha var yalnız onlar bizimle beraber yaşamıyor. Annemin ise ilk evliliğinden çocuğu olmamış. Annem ve babam ilkokul mezunudur. Ancak annem maddi sebeplerle okuyamadığından okuma sevgisi derinleşmiştir. Babam şoförlük yaparak evini geçindirmeye çalışıyor. Orta gelirli bir aile sayılırız. Ailem her zaman bana ve görüşlerime saygılı olmuşlar ve beni desteklemişlerdir. Daha iyi bir aile hayal etmiyorum.

EĞİTİM DURUMUM

İlköğretim ve lise eğitimimi Karamanda tamamladım. Karaman Temizel-Ünlü Bilgisayar Anadolu Teknik Lisesi Endüstriyel Otomasyon bölümünde başladığım mesleki eğitimimi Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Meslek Yüksek Okulunda Tamamladım ve Endüstriyel Otomasyon Teknikeri oldum. Eğitimime Açıköğretim Fakültesinde iktisat bölümünde devam ettirmek istemekteyim.

GÖNÜLLÜLÜK

Lise 3. sınıf öğrencisi iken yeni kurulmakta olan Karaman Belediyesi Gençlik Meclisinin ilk üyeleri arasında yer aldım ve gönüllükle tanıştım. Karaman Gençlik Meclisinde Yürütme Kurulu Üyeliği ve çeşitli organizasyonlarda çalıştıktan sonra üniversite öğrenimim için Burdura geldim. Burdura gelişimden bir yıl kadar sonra Yerel Gündem 21 Burdur Belediyesi Gençlik Meclisini kurarak bir dönem Kurucu Genel Koordinatör olarak görev yaptım. Burdur Gençliğin Sesi Platformu’nun kurulumunda yer aldım ve Organizasyon & Tanıtım Sorumlusu olarak görev aldım.

BBBÖ ile TANIŞMA

Yerel Gündem 21 Ulusal Gençlik Parlamentosu ile bağlantımdan dolayı projenin başladığı ilk günden beri konu ile ilgili geniş bilgi sahibi olmuştum. İlk eğitmenler eğitimlerine başladıktan sonra derslerine girme ve yaptıkları işi yerinde görme fırsatı buldum. Projenin hem eğitimcilere hem de öğrencilere olan pozitif katkılarını gördüm ve bu çalışmanın içinde yer almak istedim. Eğitmen başvurularına katıldım ve başvurum kabul edildi.

BBBÖ EĞİTİCİ EĞİTİMİ

Başvurumun kabul edilmesinden sonra eğitim alacağım yer olan Çankırı’ya geldim. Arkadaşlarla çabucak kaynaştık ve üretken bir eğitim geçirdik. Saygı – Samimiyet ve  Eğlence – Ciddiyet dengelerini korumayı başardık. Bilmediklerimizi birbirimize yardım ederek öğrenmeye ve kendimizi geliştirmeye çalıştık. Neden orda olduğumuzu ve eğitimden sonra ne yapacağımızı hepimiz içimize sindirmiştik. Bunların sayesinde hepimiz projeyi sahiplenebilmeyi başardık.

EĞİTMEN EĞİTİCİSİ

Çankırı eğitiminde master eğitmenimiz İlknur Erdem’di. Genç bir öğretmen olan İlknur hanım hem bize kaliteli bir eğitim vermeyi başardı hem de hepimizle tek tek ilgilenerek dostluğumuzu kazandı. Baskı kurmaya çalışmadın bilgisiyle otorite kurmayı başardı ve grubu bir arada tuttu. BBBÖ projesine yeni eğitmenler kazandırdığı için teşekkür ederiz…

BBBÖ EĞİTİCİ EĞİTİMİ GAZETESİ

Çankırı eğitimi süresinde hem bir arada geçirdiğimiz saatleri daha keyifli kılmak hem de anılarımızı ölümsüzleştirmek için gazete hazırlamaya karar verdik. Gazetemiz oluşturulurken bütün arkadaşlarımızın katkısı oldu ve gazetemiz kesinlikle hedefine ulaştı. Eğitim dönemimizin bir çıktısı olan gazetemiz kesinlikle bizlerin projeyi ne kadar sahiplendiğimizin ve samimiyetimizin göstergesidir.

İLK EĞİTİM

Eğitimlerin ardından hepimiz kendi bölgelerimize döndük. Bazı arkadaşlarımız hemen eğitim vermeye başladılar. Bende koordinatörlüğü yürüttüğüm gençlik meclisine ait laboratuarda öğrencilerimi toplayarak eğitim vermeye başladım. Sınıfım birçok yönden çeşitlilik gösteriyordu. Bayan, erkek, yaşlı, genç, çocuk ve engelli ama hepsi bilgisayar öğrenmek isteyen insanlar. Bana yaptığım şeyden dolayı büyük saygı duydular ve bende “hocam” kelimesini duymaya alıştım. Birlikte bir şeyler öğrenmek için çalıştık. Onlara elimden geleni verdiğime inanıyorum. Nitekim sertifika töreni sırasında söyledikleri azami ölçüde başarılı olduğuma beni inandırdı. Eğitim özgüvenimin artmasına sebep oldu. Yine yaralı işler yapmanın hazzını yaşadım. Eğitim süresince ve sonrasında yaptığım işin mutluğunu hep taşıdım. Artık önce olduğundan daha donamlı daha başka biri olmuştum.

BİR ANI

Verdiğim eğitim süresince dersim birçok kez ziyaretlerle bölündü. Bu sefer gelen belediye başkanı ya da vali değil çok farklı biriydi. Tayfun TALİPOĞLU  “Bam Teli” Programı çekimleri için Burdur’a gelmişti. Eğitimlerden bahsetmişler görmek istemiş. Öğrencilerimle tek tek konuşmaya başladı. Aralarından yaşça en küçük olan Süleyman’a

T. T. – “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sorunca,

S. – “Bilim Adamı!” Cevabını aldı. Bu cevap üzerine Tayfun TALİPOĞLU,

T.T. – “Peki bilim adamı olunca ne üzerine çalışacaksın?” şeklinde 6 yaşındaki bir çocuk için ağır bir soru sordu. Süleyman ise;

S. – “Küresel Isınma!” diye yine kendinden beklenmedik bir cevap verdi. Tayfun Talipoğlu;

T.T. – “Küresel Isınmaya karşı ne yapacaksın?”  diye sordu. Süleyman;

S. – “Bir cam yapacam dünyanın çevresini onunla kaplayacam” cevabını verdi. Herkes sadece şaşkındı. Öğretmeni olmaktan mutluyum. Tebessümle hatırlyacağım.

 

Filiz KAÇMAZ

Filiz’in öğretmenlere verdiği eğitimin hikayesi:  

Çanakkale’de oturuyorum ve buralıyım. 22 yaşındayım. Gelibolu sağlık meslek lisesi tıbbi sekreterlik bölümü mezunuyum. Aynı zamanda 2 yıllık  dokuz eylül üniversitesi tıbbi sekreterlik mezunuyum. Şuanda 3. sınıf iktisat öğrencisiyim.

İzmir’den geçen  yaz döndüğümde Çanakkale’de kendime yapacak bir şeyler arıyordum. Evde oturmasını seven biri değilim. Etkinliklere katılmayı çok seviyorum. 2006 kışında ablam hamileydi ve Yerel gündem de  bebek eğitimi verildiğini duymuş ve beraber gitmeyi teklif etti. Bebeklerle ilgili konular dışında bilgisayar dersi de veriyorlardı. Daha sonra gönüllü olarak eğitim vermek  istediğimi söyledim ve ilk olarak  meslek lisesinin öğrencilerine  sömestır tatilinde 15 günlük bir eğitim verdim.

Verdiğim ilk eğitimde o kadar heyecanlıydım ki ne yapacağımı şaşırdım. Hepsi  cıvıl cıvıl öğrenciler. Hepsi ile cok iyi anlaştık ve çok güzel bir dönem geçirdim.

İlk eğitimi böyle bitirdim. 1 ay sonra 8 haftada tamamladığım ikinci eğitime sıra geldi. Sınıfa ilk girdiğimde emin olun ki şok olmuştum. Ben heyecanımı yenmek için etrafa gülücükler saçıyordum. 22 kişiden 15 tanesi öğretmen ve eşlerinden oluşuyordu. Eğitime katılan öğretmenlerden bir tanesi 70 yaşın üzerinde bir beyefendiydi. Musa Bey ve diğer hocalardan bazıları biz PC sadece arkadaşlarla briç oynamak için kullanıyorduk diyorlardı. Ama yeterli gelmiyor torunlarımız var hepsi açıp tıkır tıkır oynuyorlar biz öyle bakıyoruz diyorlardı.

Zamanında öğretmenlik yapmış insanlara bir şeyler öğretmem benim için çok heyecan vericiydi, bu heyecanımın farkında olmalarına rağmen o kadar iyi bir paylaşım ortamı yakaladık ki bana ‘Hoca Hanım’ diye hitap etmeye başlamışlardı. Birbirimize karşılıklı hocam diye hitap etmeye başlamıştık artık. Eğitimin sonunda ise evde açamadıkları bilgisayarlarını kolaylıkla açıp öğrendikleri programları kullanabiliyorlar.

Filiz şu an Çanakkale Devlet Hastanesi’nde çalışıyor.

Serdar BİTLİS

Bilgisayar ve internet benim hayatımda hem ekonomik hem de sosyo kültürel anlamda büyük bir artıdır: Serdar

Ben Siirt doğumluyum birçok yerde daha bilgisayar ben bilgisayar ile tanıştım. Gerçi her arkadaşım bu kadar şanslı değil ama hevesi ve ilgisi olanların bilgisayar ile tanışması birçok kişiden önce olmuştur. Ben lise birinci sınıftan bu yana  bilgisayar dersi görmekteyim. Şimdi her lisede olmuş olabilir ama 1995’te her lisede yoktu. Aslında bilgisayara ilgimi ve sevgimi sonuç olaraktan bilgi temelimi  çok değerli ve bilgili bir bilgisayar öğretmenimiz olan lise hocama borçluyum. Bizi öyle iyi yetiştirdi ki liseden sonra üniversiteye başlar başlamaz bilgisayar sayesinde hayatım daha da kolaylaştı.

Üniversiteye başladığımda çok fazla insan  bilgisayar kullanmasını bilmiyordu. İnternet kafelere fazla para vermezdim çünkü internet kafenin sahibi bilgisayarları tamir etmem karşılığında ücretsiz olarak bana bilgisayar kullandırırdı. Ben Maraş Elbistan’da okudum. Bu bilgisayar bilgim yatılı olarak kaldığım yurtta rahat yaşamamı sağlıyordu. Okuldaki bütün bölümlere ders veriyordum vize final döneminde. Buda okulda rahat yaşamamı sağlıyordu. Okuldan bir sure sonra sözleşmeli olarak bilgisayar öğretmenliği de yaptım.

Okul bittikten sonra askerliğimi de geçmişte sözleşmeli bilgisayar öğretmenliği yapmam vasıtasıyla yazıhanede geçirdim. Yani yine bilgisayar ile.

Doğduğum yer olan Siirt’e döndüğümde kurulu bir kırtasiyemiz vardı. İlk önce orada başladım ve ailemin de yönlendirmesi ile işimizi büyüterek kendime bir şirket kurdum. İZAM Kırtasiye Yangın Ve Güvenlik Malzeme Halıcılık Otomotiv Temizlik Elektronik San Tic Ltd Şti adı altında zamanla temizlik dışında tüm kollarını faaliyete soktuğum bir şirket kurdum. Bu şirketimi bu günlere getirebilmemde azmimim ve çok çalışmamım payı vardır ama bence en büyük pay bilgisayar daha doğrusu  bilgisayarı doğru kullanmak desek bence daha doğru olur. Çünkü herkesin ofisinde bilgisayar vardır. Ama kaç kişi onu doğru kullanıyor.

Büyümem de bilgisayar çok yönlü yarıyor. Öncelikle işimi geliştirmekte yeni ürünleri aramada yeni ürünleri alternatifleri ile aramada. Örneğin daha önce bir ürünü ancak İstanbul’a gidip gezdiğimizde görebiliyorduk ve ne kadar gezersek o kadar görebiliyorduk veya gördüğümüzün bir eşini göremiyorduk. Şu an internette gezerken bir ürünü görebiliyorum ve o ürünün alternatif firmalarını hemen bulabiliyorum. Buda bana müthiş bir ürün ve fiyat yelpazesi sunabiliyor ya da  interneti kullanmayan firmalar Siirt’te bağlı kalmak zorundalar fakat ben şuan Türkiye’nin her yerine satış yapmaktayım.

MSN ile tanışmadan önce yaklaşık 1000 YTL’nin üzerinde telefon faturası ödüyordum. Fakat şuan 100 YTL’nin altında bir fatura ödemekteyim. İnternet bankacılığı ile tanışmadan önce ödediğin EFT ve havale ücreti dışında bankalara bağladığım iki adamın da gideri de vardı. Şuan hem zamandan hem de nakitten tasarruf etmiş oldum. Hem de takibim de daha rahat oldu. Ve sadece bu iki küçük artı bana minimum ayda 1500 YTL’nin üzerinde getiri sağladı. Anlayacağınız bilgisayar ve internet benim hayatımda hem ekonomik hem de sosyo kültürel anlamda büyük bir artıdır.

Büyüklerimizin bir sözü vardır.”bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ben de bundan yola çıkarak bana bu kadar artı katan şey için gönüllü hizmet etmek istedim ve derslerime gönüllü devam etmeye başladım. Ve  Bilenler bilmeyenlere bilgisayar öğretiyor projesinde yer aldım. Başladığımdan bu yana,  üçü bitmiş toplam beş sınıfa ders vermekteyim. Hem bilgilerimi paylaşma fırsatı buldum hem de Türkiye’nin dört bir yanından bu işe gönlünü vermiş insanlarla tanışma fırsatı buldum hem de sosyal açıdan dezavantajlı gruplara bilgilerimi aktarabilme fırsatı.